Jüpiter Akrep Burcuna Geçerken

Sevgili Jüpiter 10 Ekim’de 1 yıl sürecek Akrep Burcu seyahatine başlıyor, sevgili diyorum çünkü onun ifade ettiklerini çoğunlukla böyle anlıyoruz, ‘BÜYÜK İYİCİL’. Aslına bakarsanız mitolojik hikayeler dikkatli okunduğunda bugün Jüpiter’in abartan, her şeyi şişiren, görünmeyeni görünür hale getiren etkisinin kısa vadeli fırsatlarla, hevesle anlatıldığını ve bunun her zaman iyi olmayabileceğini görürüz. Bizim Jüpiter’e yüklediğimiz anlam böyle bakıldığında biraz sığ kalıyor. Önümüzdeki bir yıl boyunca bu kontrol edilmesi güç enerjiyi haritalarımızda Akrep Burcu’nun bulunduğu evde deneyimleyeceğiz. Ben kendi adıma seviniyorum çünkü benim haritamda sevince dönüşecek bir konumda ve transiti sırasında benim için önemli gezegenlerle açıları olacak.

Gelgelelim Akrep Burcu’na, zodyağın en yanlış anlaşılan burçlarının başında gelir desem sanırım hiçbir astrolog arkadaşım karşı çıkmazdı. Şöyle ki Akrep Burcu bize ölümü, doğumu, her türlü halının altına süpürülmek istenen pisliği, psikolojik olarak kaçmaya ihtiyacımız olan içimizdeki bütün acziyet, hırs, seks gibi dürtüsel yanlarımızı anlatır, bunların hepsinin tartışmasız dönüştürülmeye ihtiyacı vardır, zaman zaman su yüzüne çıkıp bizi korkuturlar, onlarla dans etmeyi öğrenemezsek, Akrep’i gerçekleştirmiş sayılmayız. Sanılanın aksine Akrep Burcu olmayanları veya Akrep’te gezegeni olmayanları da bağlayan bir temadır, tıpkı diğer bütün burçlar ve evlerin de herkesi ilgilendirdiği gibi. İçinizden ‘yyooo o ben çok iyi biriyim hiç öyle kaka yönlerim yok’ diyor olabilirsiniz, fakat bazı kaka kötü insanlar var ve onlar da tamda bizim çevremizdeler nasıl oluyorsa, ve bir şekilde onlarla ilişkide olmak zorunda kalıyoruz, dileyenler bu Akrep Burcu temasını bu kaka kötü insanlar üzerinden de yorumlayabilirler, fakat eğer isterseniz kendi içinize dönerek size ait sizden olan dönüştürülmeye ihtiyacı olan konulara bakmak için güzel bir zaman dilimi kapımızda. Haritanızda Akrep Burcu’nun bulunduğu evinin konularına biraz daha dikkat gösterin.

Akrep Burcu benim en sevdiğim evin tam karşısını yönetiyor. Bizim elimizin en zor erdiği, gözümüzün görmediği iki evden biri. Mars yönetiminde bize öğrettiği tema başkalarıyla olan alıp veremediklerimiz, ölüm, cinsellik, vazgeçeceğimizi, bırakacağımızı bilemediğimiz, alacağımıza sarıldığımız bütünü görmekte zorlandığımız, acziyet ve acıyı çokça deneyimlediğimiz 8. ev. Peki bunca acı, dert, gözyaşı olur da bu sınavı geçene ödül olmaz mı? evet ödülü de çok büyük, bu evin görevlerini yerine getirenler kartalın 2. ömrü gibi bir ikinci döneme girerler, artık akıl başta ve gücümüzü yeniden kazanmış haldeyizdir, önümüzde kimse duramaz artık.

Burada geçiş zamanının haritasını görüyoruz, Jüpiter ASC yöneticisi ve Akrep Burcu’nda 8. evde yer alıyor, fakat açısal olarak yönettiği ASC ye partil üçgen yapıyor. Asteroidlere değinmeksizin bakıldığında Satürn, Ay, Kiron, Venüs- Mars kavuşumunun köşesel evlerden büyük kare yapıyor olması, Uranüs’ ün ikinci eve yerleşmiş olması, Jüpiter’le hala karşıt yapıyor olması gibi neredeyse bütün haritayı yöneticilikler aracılığıyla etkileyecek bir gerilimin olduğunu görüyoruz. Gad 12. eve yerleşmiş, Neptün ve Kiron 1. evden açılanıyor kendimizi ifade etmemizi güçleştiriyorlar. 6. eve yerleşen KAD disiplinli çalışmak gerektiğine, sorumluluklarımızın bilincinde olmaya ve sonra da Aslan gibi sevgiyle parlamaya işaret ediyor. Zaten Jüpiter Akrep burcundan çıkarken KAD’ da Vulcanus’la kavuşacak ve bu ustalığın ve çalışkanlığın hayata geçişini temsil edecek.

Jüpiter’in Akrep Burcu’na geçişine başlamasının uranyen prensipte çıkartılmış haritası aşağıda görülmekte. Bu başlangıç zamanını gösteriyor sadece, bir yıl boyunca 30 derecenin tamamını katederek Akrep Burcu’nu tamamlayacak.

Haritaya bakar bakmaz ilk olarak Jüpiterin Vulcanus’la kavuşacağını görüyoruz, Vulcanus bize ezik olduğumuzu hatırlatmakla kalmaz, dağdan aşağıya gözümüzün yaşına bile bakmadan yuvarlar. Ne çirkinliğimiz, ne şişmanlığımız, ne akılsızlığımız, ne de fukaralığımız kalır gözümüze sokulmadık. Aslında kendisi de pek kolay olmamıştır bu hayatta, mesela en güzel kadının kocası olmakla saygı ve kabul göreceğini, zorlayarak onu çirkin diye istemeyen annesinin sevgisini ve onayını kazanacağını ve sadece çirkin olduğu için atıldığı Olimpos Dağı’na geri kabul edileceğini sanmış bir zat-ı muhteremdir. Ne Afrodit’e sahip olabildi kocası olduğu halde, ne de annesinin koşulsuz sevgisine mazhar olabildi koskoca tanrilar kraliçesi Hera’nın oğluydu oysa o, ben size hikayenin kalanını da anlatayım, ama kendini öyle bir gerçekleştirdi ki yeni nesil amerikan filmleri yanında söylence kalır. 😊 O tanrıların ustası oldu, herkesin yolu yaratmak denilince ona düştü, yeteneklerini öyle geliştirdi ki kimse artık ona bakınca topal, çirkin, Afrodit’ in hep aldattığı hiç saygı duymadığı kocası olduğunu anımsamadı, adeta kendi kendini yeniden doğurdu O. Ona sevgiyle rehberlik eden Apollo nun hakkını yememek lazım burda tabi, zaten Jüpiter’in ikinci durağı da Apollo bizim haritamızda da. Hepimizin yeniden doğurulmaya ihtiyacı yok mu, hepimizin başkalarından gizlemeye çalıştığımız yaralarımız yok mu? özlemlerimiz? Koşulsuz sevilmek hepimizin hakkı değil mi? bunu bize kim verecek? suçlu olanlar bunu yapmakla mükellef kıldığımız insanlar mı? hayır biz kendimiz seveceğiz, kendimizi sevmeliyiz, yapabiliriz bunu.

Zor bir öğrenmeden bahsediyorum çünkü tam bu stresi yaratacak açılanma bu sürecin başında oluşmuş. Sevilmediğimizi hissettiğimiz yetmiyormuş gibi birde bu durumdan kurtulmamak ayrılmamak için ayrılık anksiyetesi yaşamamız, masumiyetimize tam olarak inandığımızdan haksızlığa uğramış hissetmek ve savunmaya geçmek, ve bunları çözmek şöyle dursun daha da dolaştırıp çözümsüz hale sokmak için zeminimiz hazır. Tüm bunlara ilave olarak kalın duvarlar örüp arkasına saklanma ihtiyacımız da var, sorunla yüzleşmek, temas etmek ve çözmeye hazırlanmak için bile bir zamana ihtiyaç duyuyoruz zira gizli saklı olmasa da çok derinlerde gerçek mesele. Şimdi artık tek derdimiz yaralarımızı sarmak değil iade-i itibardır da. Eşit olamama, haksızlığa uğradığımızı düşünmek, intikam alma isteğiyle yanıp tutuşmak ama bakakalmak ve intikam fırsatlarını kaçırdığını sanmak, adeta seyre dalmak içten içe tutuşurken pervasız görünmek. Ve bu sayede geçmisten getirdiğimiz kadersel bir arınmanın tam ortasında kalmak. Artık zamanıdır ve bir sürecin başında bununla yüzleşip kalan zamanı da sorunu çözmek için kullanmak bir tercihtir. Kaçmak da pek mümkün görünmüyor zaten, kaçayım derken daha kötü düğümlenip bu kötü muameleye bizzat sebep olmak, hatta durumu körüklemek mümkün. Kaçamadığımız için kalsak da, şifaya sevgiye ulaşabilmek için bizi inciten şeye bağımlıyız ve onu şifalandırmadan gidebilmemiz de imkansız zaten.

Arınıp yükselmenin tek yolu çalışmak çok çalışmaktan başka bişey değil. Sorumluluklarımızı yerine getirirken, tüm yeteneklerimizi, sabır ve dirayetimizi ortaya koyarak çalışmak zorundayız. Bu çalışma bizi parlatacak, yükseltecek, hatta öyle bir noktaya yükseltecek ki bizi zedeleyen şeyin kalbimize acı veren bir tarafı kalmayacak. Bu duygu bize gerçek özgürlüğün de anahtarını sunacak. Bütün gücümüzle ve yeteneklerimizle itibarımızı kurtarmak için önce geri çekilmeli ve sonra eskiyi yıkmalı ve gelip geçici olanla daimi olanı ayırt etmeliyiz. Yıkılması gereken kalıplar büyük bir gürültüyle yıkılmalı ki geri dönüşü olmasın tıpkı bir tsunaminin yaptığı gibi. Şimdi bu tatsız duyguyu yaratanlarla uğraşmayı bırakın, onlarla kavga etmeyin, öteye bakın ufka doğru sizin kendinizle işiniz bittiğinde başkalarının sizi yüceltmesini istediğiniz yere kendi kendinize yükselmiş olduğunuzu göreceksiniz.

Hararet nardadır, sacda değildir
Keramet baştadır, tacda değildir
Her ne ararsan kendinde ara,
Kudüs’te, Mekke’de Hacda değildir

                             Hacı Bektaş Veli

Ülgen KARAARSLAN
ASA, ISAR CAP

Yorum Ekle veya Yorum Oku

TuzBİBER Dergisi Haziran 2017 Sayı 40

Merhaba

Maddi ve manevi her şeyin, sofralarımızın, iyiliklerin, yardımlaşmanın, birlik ve beraberliğin... sevdiklerimizle ve ihtiyacı olan insanlarla paylaşıldığı bir aydayız. Hoş gelmiş Ramazan Ayı... Bereketi bolluğu ile hepimize hayırlı olsun...

Bu sayımızda Ramazan sofralarınız için özel tarifler bulabileceksiniz. Kitaplık Bölümümüzde Otomatik Portakal’ın incelemesi var. Ay düğümlerini ve burçlara etkisini bence kaçırmayın.

18 Haziran Babalar Günü ve tüm babaların bu özel gününü kutluyoruz. Şeker gibi tatlı çok özel bir Ramazan Bayramı geçirmeniz dileğiyle yeni sayımızı yayınlıyoruz.

Bu sayıda emeği geçen ve dergimize gelecek aylarda da eşlik edecek ;

Biraz Sanat Biraz Müzik –Mekanın Ambiyansı ve Müzik Uyumu

Gökyüzü – Ay Düğümlerinin Burç Değiştirmesine Kısa Bir Bakış

İlmi Aşk – Hayatın Amacı

Kitaplık – Otomatik Portakal

Lezzet Atölyesi – Vişne Suyu, Limonata

Moda Rüzgarı – Gelinlikler

Ordan Burdan Hayattan – Röportaj – Banu’nun Dünyası

Selda’nın Mutfak Defteri – Sarı Haşhaşl�� Browni Kurabiye, Kabak Kaşkarikas, Ramazan Pidesi

arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Sevgiyle kalın.

 
 
 
 
 

 

Yorum Ekle veya Yorum Oku

Ay Düğümlerinin Burç Değiştirmesine Kısa Bir Bakış

Mayıs ayının 25 inde 4 derece ikizler burcunda yeniay oluşmasıyla Ramazan ayı başlamış oldu, hayırlı Ramazanlarınız ve bereketli iftar sofralarınız olsun.

Bu ayki yazımız bir yeniay ya da Ramazan yazısı değil, bu ay burç değiştiren ve önümüzdeki 1.5 yıl boyunca aynı aksta kalacak olan ay düğümlerinden bahsedeceğim sizlere. Bu konudan keyif alacağınızdan o kadar eminim ki 😊. Benim astroloji ile ilgili deneyimim doğrudan ay düğümleri transitlerimle ilişkilidir ve okuduğum ilk astroloji kitabi da Jan Spiller’ in Ruhsal Astroloji adındaki ay düğümlerini kapsamlı ve keyifli şekilde anlattığı kitaptır. Daha sonra bu konuda başka kitaplar da okudum ve her zaman bir haritaya baktığımda harita sahibinin alışıldık davranış kalıplarını anlamak istediğimizde başvurduğumuz Güney Ay Düğümü (GAD) ve kişinin denge yaratmak ve ilerlemek için öğrenmesi gereken kalıpları anlatan Kuzey Ay Düğümüne (KAD) özel önem verdim. Aslında Ay Düğümleri gezegenler gibi birer fiziksel varlık değillerdir, onlar Güneş ve Ay ın yörünge düzlemlerinin kuzeyden ve güneyden kesiştiği yerlerdeki varsayımsal noktalardır, zıt burçlarda ve aynı derecelerde yer alırlar, saat yönünde ilerlerler, yani anladığımız anlamda Retro hareket ederler, bir burçta yaklaşık 1.5 yıl kalırlar, Yeniay ve Dolunaylar onların yakınlarındaki derecelerde gerçekleştiğinde de tutulmalar meydana gelir. Ay düğümleri transitleri bir anlamda bizim bir evde yapılması gereken isleri yapma, temizleme, arıtma sırasının geldiğini gösterirler. Zira herkesin haritasında zaten kendi Ay Düğümleri vardır ve hayatları boyunca o Ay Düğümlerinin ekseninde deneyimleri hayatlarına çekerler. Fakat her bir astrolojik ev bizim tıpkı bir bilgisayar oyununda yapmamız gerektiği gibi tek tek yapılması gereken görevler içerir. Onları yapmadan bir üst level a geçemeyiz ve aynı ev konularında döner dururuz. Evleri elden geçirdiğimiz zaman ise bir astrolojik döngüyü tamamlayıp bir üst seviyeden yeni bir döngüye geçer ve evrimleşmeye devam ederiz yani görevler hiç bitmez ve ilerlememiz de öyle 😊 

Geçmiş 1.5 yıllık Ay Düğümü transitimizde GAD Balık, KAD Başak' ı deneyimledik, bu aks aynı zamanda Türkiye'nin de Ay Düğümlerinin bulunduğu akstır. Bize kaderciliği bırakıp olayların gidişatında rol ve sorumluluk almamız gerektiğini öğretmeye çalışıyordu, bu elbette ki bizim millet olarak teslimiyetçilikten çalışkanlığa ve hizmet bilinci geliştirmeye doğru yönelmememizi gerektiren deneyimler olarak ortaya çıktı. Şimdi bireysel ve toplumsal olarak yaşadığımız olaylara bir göz atmamız gerekirse benim kendi adıma yaşadığım deneyimlerimden sadece bu dergide yazı yazma yükümlülüğünü almak gibi, şimdiye kadar yapmaktan kaçındığım bir sorumluluğu yerine getirmeye en azından çaba sarf ederek gönüllü olmam şeklinde örneklendirebilirim. Eminim siz de düşündüğünüzde bu tür sorumluluk ve hizmet gerektiren bazı deneyimler yaşamaya gönüllü olmuş olduğunuzu göreceksiniz. Tabi ki herkes yaşamının hangi alanında bunu deneyimlediğini Balık- Başak Burçlarının haritalarındaki ev yerleşimine bakarak daha kolay anımsayabilirler.

Mayıs ayının başlarında artık Ay Düğümleri Aslan- Kova aksına geçti, önümüzdeki yaklaşık 1.5 yıl boyunca kadersel olarak deneyimleyeceğimiz konuların başında aşk geliyor 😊 hadi bu sefer iyisiniz…

Aslan burcu denilince akla ilk olarak aşk gelir, Kuzey Düğüm Aslan'da olduğunda aşka doğru yürüyeceğimizi, yürümemiz gerektiğini söyleyebiliriz. Aşk bizim dışımızda gelişen son derece dönüştürücü ve korkunç bir şeydir. Herkes aşktan korkabilir, aşkın olduğu yerde benlik bilinci bir miktar zayıflar ( korkmamanız için öyle dedim aslında yok olur 😊) bu yüzden hem deli gibi aşk isteriz hem de ondan fellik fellik kaçarız, çünkü sonunda bize ne olacaktır ve neye dönüşeceğizdir bilemeyiz, bilememek güvenimizi sarsar, bilmek isteyen yanımız da Güney Düğüm Kova dır, bilgiye garanti ister durur , ama asla tam olarak bilmek diye bir şey yoktur, olabilmesi için zaten Aslan'a gidebilmek cesareti göstermek gerekir öncelikle, ama içten içe de biliriz ki bu aşk denen şey bizi yakarsa biz bizi biz eden şeye daha fazla yaklaşırız, işte böyle bir paradokstur bu aşk. Bu debelenmelerin içinde kendimizi bulmaya bir adım daha yaklaşma şansı işte bu 1.5 yıllık süreçte ayağımıza geliyor… (EY AHALİ … )

Aslan burcunun tanım alanında yaratıcı şekilde kendini ifade etmek, çocuklar, çocuklar gibi şen olmak, sevgililer, aşk, ben olmak, benliğinin farkına varmak, çok sevilmek, çok sevmek, yüreğinin götürdüğü yere gitmek, coşku, şenlik, yaşamaktan zevk almak, sahneye çıkmak şovunu sergilemek, alkışları toplamak gibi konular da vardır. Eğer bu konularda testten geçmediyseniz henüz ve gönüllüyseniz deneyimlemeye hazırlanın. Elbet teki yine yukarda da belirttiğim gibi deneyim alanlarımız çoğunlukla Aslan-Kova aksının bulunduğu evin bilgileri aracılığıyla gerçekleşecektir.

Burçlara göre transitinizi hangi evden alacağınıza kısaca değinmek gerekirse;

Koç ve yükseleni Koç Burcu olanlar, bu transiti aşk, sahneye çıkmak, çocuklar, çocuk sahibi olmak ya da içinizdeki çocukla temasa geçmek, kumar oynamak, risk almak hayattan zevk almak konularında deneyimleyeceksiniz. Bu konularda oldukça yaratıcı fikirler ortaya koyarak başkalarına ilham kaynağı olmanız da mümkün. Yeteneklerinizin farkına varıp, hayallerinizi gerçekleştirmek için cesaretle harekete geçebilirsiniz. Fazlasıyla sorumluluk aldığınız ve zorlandığınız bir sürecin ardından hayattan zevk almak ve kendi merkezinize odaklanmak için çok iyi bir donem.

Boğa ve yükseleni Boğa Burcu olanlar, Aileniz, eviniz, kökleriniz, iç dünyanız, gerçek duygularınız ve kırılgan yanlarınızla temasa geçmek ve onlarla barışmak, onları onurlandırmak zamanı. Artık öğreniyorsunuz ki temel değerleriniz ve siz bağımsız ve özgün şekilde ifade bulmayı hak ediyorsunuz. Köklerinizi onurlandırmak sizi siz yapan değerlere saygı duymaya başlamak ve onlarla barışmak için çok güzel bir zaman dilimi. Köklerimizi ne kadar derinlere uzatırsak başımız da o kadar yükseklere uzanacaktır.

İkizler ve yükseleni İkizler Burcu olanlar, kendinizi sevgiyle ifade etmeyi öğreniyorsunuz, yakın çevrenizde olan bitene daha fazla ilgi duyamaya başlayabilirsiniz, benliğinizi ve yaratıcı ifadenizi geliştirecek pek çok eğitim şansı yakalayacağınız, bunun için çeşitli seyahatlere çıkacağınız, belki yaratıcı yazılar yazıp, kitaplar yayınlamak istediğiniz bir dönem. Çevrenizde olan bitene göstereceğiniz tepkiler oldukça yaratıcı olacaktır, kardeşlerinizle ve yakın genç akrabalarınızla aranızdaki sevgi bağını güçlendirmek ve bilgi alışverişi yaparak zihnen olgunlaşmanıza hizmet etmesi yönünde kullanabileceğiniz bir zaman dilimi sizi bekliyor. Artık içinize çekilme, köklerinize inme dönemi bitti şimdi artık yakın çevrenizle bir önceki süreçte öğrendiklerinizi paylaşma onlara da öğretme zamanı.

Yengeç ve yükseleni Yengeç Burcu olanlar, öz kaynaklarınızı arttıracağınız ve öz değerinizin farkına coşkuyla varacağınız deneyimleri getirecek bir süreç sizleri bekliyor. Yalnız olmaktan yalnız kalmaktan korkmayın ve aşkın içinize damlamasına izin verin bolluk bilincinize sahip çıkın o zaman her şey aşk da para da bilgi de size doğru akmayı öğrenecektir, daha doğrusu siz onları almayı öğreneceksiniz.

Aslan ve yükseleni Aslan Burcu olanlar, sahip olduğunuz değerleri içinize sindirmenin keyfini doyasıya çıkaracağınız, ışıl ışıl parlayacağınız bir dönem sizi bekliyor, artık ben diye rahatlıkla söyleyebilirsiniz ve herkesçe de görülüp takdir edilirsiniz bu süreçte. Şimdi ruhsal gelişiminiz için salt kendiniz olarak ve kendiniz için neler yapabileceğinize odaklanın eminim son derece yaratıcı ve güzel fikirleriniz olacaktır.

Başak ve yükseleni Başak Burcu olanlar, dinginleşmenin de bir coşkusu vardır dışardan sezilmeyen, işte siz simdi bunu deneyimlemeye hazırlanıyorsunuz, içinize çekilip, iç dünyanızın zenginliğini solumak ve ondan doğrudan beslenen yaratımlar yapmak için harika bir zaman. Kendinizi ruhsallığınızın eşsiz akışına teslim edin ve iş hayatınızın ve günlük rutinlerinizin sizi kontrol eden gürültüsünden uzaklaşmaya çalışın. Belki içinizdeki çocukla temas etme şansını en çok siz yakalayacaksınız. Ve eğer aşk da kapınızı çalarsa ruhsal olarak çok dönüştürücü bir deneyim olacaktır.

Terazi ve yükseleni Terazi Burcu olanlar, arkadaş çevrenizde ve gruplarda yaratıcı şekilde kendinizi ifade etmeye imkan bulacaksınız, 12. ev geçişinde deneyimlediğiniz ruhsal bilgiyi arkadaş çevrenizde paylaşmak ve onların da bu deneyimden gelişmelerine vesile olmak isteyeceksiniz. Çevrenizdeki insanlarla birlikte bir şeyler yapma gerekliliği sizi liderlik etme ve inisiyatif alma konusunda teşvik edecek, kendinizden yüksek idealler uğruna tutkuyla mücadele etmeye gönüllü olacaksınız, topluma faydalı olmak için tek ve topluluk olmayı öğrenmek için sayısız fırsatlarınız olacaktır.

Akrep ve yükseleni Akrep Burcu olanlar, mesleki ve toplum önündeki imajınızı coşkuyla dönüştürme zamanıdır. Topluma neler kattığınızı ve bunu nasıl geliştirebileceğinizi düşündüğünüz yaratıcı fikirlerle dolu bir dönem sizleri bekliyor. Yaptığınız işlerde alkış almak istemeniz zafiyet gibi gelebilir fakat bu süreçte alkışları toplamanız çok olası, çünkü yaratıcı bir coşkuyla kendinizi ortaya koymaktan çekinmeyeceğiniz ve bu ölçüde başarılı olma şansını yakalayacağınız bir süreç sizleri bekliyor. Aslanlar gibi kükreme zamanı.

Yay ve yükseleni Yay Burcu olanlar, teorileri sınayıp felsefi ve teknik değer katma zamanı, uzak diyarların bilgileri, aldığınız ve değerlendirmediğiniz eğitimler, okumadığınız kitaplar hepsi bir sentez bekliyor bu süreçte, sizler o sentezi kendinizi işin içine katarak yaptığınızda insanlığın felsefi havuzuna farkına varmadan çok büyük katkı yapma şansı yakalıyorsunuz, o yüzden her birimizin dimağında anlam bulan bilgi çok değerlidir hele ki bu Kuzey Düğüm Aslan transitinde yapacağınız soğurma işlemi gerçek anlamda sizi o uzak diyarların kapılarına kadar götürecektir. Öz bilginize güvenin sahneye çıkın ve yaratım başlasın…

Oğlak ve yükseleni Oğlak Burcu olanlar, başkalarıyla paylaşma zamanı, tüm kaynaklar, bilgiler ve de deneyimler. KAD 8. evden geçerken ortaklaşa oluşturulmayan değerlerden bahsedemeyiz. Burada konu Kuzey Düğüm olunca başkalarıyla yapılacak maddi yatırımlardan dolayı ortaya çıkacak gelişim fırsatlarından, yakın ortaklıklar, bizim olanı paylaşmak ve derin psikolojik, duygusal ve tensel bağlar inşa etmekle ilgili deneyimlerden . Aşkla yakınlaşmak, çocuk sahibi olmak, aynı evi paylaşmak, ‘benim değil bizim’ diyeceğimiz her türlü şeyi paylaşmak yoluyla kendinizi ifade etme fırsatları yakalayacağınız güzel bir donem.

Kova ve yükseleni Kova Burcu olanlar, ilişkilerle ilgili kafa yoracağınız bir döneme giriyorsunuz. İlişkiniz varsa onu nasıl kendinizi içinde daha iyi ifade edeceğiniz hale getirebilirsiniz, danışmanlık gibi bir mesleğiniz varsa onda daha iyi ve başarılı olma yolları nelerdir bulabilirsiniz. İlişkiniz yoksa neden yok acaba bunu anlayabilirsiniz ve çözüm bulabilirsiniz bu soruna. İlişki kurabileceğiniz pek çok insanla karşılaşabilirsiniz ve ilişkilerde egonuzu ilişkide kalmak adına sağlıklı sınırlarda ifade etmeyi öğrenebilirsiniz. Evlilik kararı alabilirsiniz.

Balık ve yükseleni Balık Burcu olanlar, günlük hayatınızda, rutinlerinizde ve başkalarına karşı olan sorumluluklarınızda kaderci tutumlarınızın yerini kararlı ve planlı davranışlara bırakmanız gerektiğini gösteren deneyimlere çekileceksiniz. Fakat yine de bunları bir Aslan oyunculuğuyla zevkli ve yaratıcı hale getirebileceğinizi de öğrenebilirsiniz, artık işinizle ve rutin yükümlülüklerinizle kavga etmek yerine onlarla yaratıcı şekilde baş edebilme yolları bulabilirsiniz. Böylece daha başarılı ve istekli olabilirsiniz. Sağlığınızla ilgili ertelediğiniz, yapmak istemediğiniz kontroller, başlamak istemediğiniz diyetler, uyku düzeniniz yada düzensizliğiniz, yeme alışkanlıklarınız, ev hayvanınızın rutinleri gibi konuları ele alma konusunda fırsatlar önünüze çıkacak.

Ay Düğümleri konusu tabi ki sadece transit Ay Düğümlerine değinmekle bitmez. Asıl olan sizin haritanızdaki kendi ay düğümlerinizin konumlarıdır. Sizin için her zaman geçerli olan ve sizin ruhsal alışkanlıklarınızı, bilmeden yaptığınız davranışlarınızı, çoğunlukla denge yaratmanız gereken alanları gösteren Güney Ay Düğümünüz ve ruhunuzun öğrenerek huzur bulacağı özellikleri, davranış kalıplarını gösteren Kuzey Ay Düğümünüze bakmak gerekir. Bu kendinizi tanımanıza büyük katkı sağlayacak bir göstergedir. Ama isterseniz bu konuyu başka bir yazıya bırakalım şimdilik...

Sevgiyle kalın ve keyifli bir Haziran ayı olsun...

Ülgen KARAARSLAN

Yorum Ekle veya Yorum Oku

Bumerang - Yazarkafe