Hayatın Amacı

İnsan sürekli bir hareket içinde olmalı ve de farkında ve bilinçli olarak ta bunu seyretmelidir..Zaten biliyoruz ki sistem gereği her birim, bilinçli yada bilinçsiz bir şekilde, hem kendisinin, hem de diğer bir birimin devamını tetikleyecek fiil ve eylemlerde bulunmaktadır. Bu şekilde de her birim yaratılma amacına göre görevini yerine getirmekte, diğer bir değişle de, Allah'a kulluk görevini yapmaktadır. Dolayısıyla, bu sisteme göre her birim kendisine kolaylaşanı yapabilme ve düşünebilme yetisine sahiptir.. Yani senin düşünüp yapabildiklerini başkasından da beklemek çok saçma olur, çünkü onun yaratılışındaki esma terkibi ile seninki bir olmadığından asla ve asla aynı şeyleri düşünüp idrak edebilme özelliğine sahip değildir. İşte bu yüzden, sistem gereği açığa çıkardığı fiil ve eylemlerden dolayı da kimseyi hor görüp suçlama lüksüne sahip değiliz aslında! 

Sistemde sürekli güzel şeyler yapmak İçin çalışıp çabalayanlar olduğu gibi buna karşılık güzel olmayan ve hoşumuza gitmeyecek şeyleri de yapanlar olmakta ve olmaya devam edecektir..

Öyleyse artık suçlamayı bırakıp seyre geçme vakti bence!

Yaptığımız yanlışlar, döktüğümüz yaşlar, kazandığımız başarılar, aldığımız tüm eleştiriler, geçirdiğimiz şoklar, tüm terk edilişler, yaşadığımız kalleşlikler, ağlatacak kadar güçlü sevinçler, sevdiğimize sarılışlar, sevdiklerimizden yediğimiz kazıklar, attığımız kahkahalar, öfkeden kudurmalar, hepsi bize o an içinde kim olduğumuzu öğrenme tecrübesini yaşatırken, diğer yandan da ,diğer bir adımın yaradılışını tetikleyecek kararların verildiği anlar olma özelliklerine sahiptirler..Bunu düşünecek olursak, aslında duygularımıza yada nefsimize dönük ani kararlarla hayatımızı nasıl cehenneme döndürdüğümüzü görebiliriz.. Eğer ki bir birim sürekli acı çekiyorsa ve hayatında kocaman bir boşluk hissediyorsa.. Bu sistemi hala anlayamadığından kaynaklanmaktadır! Bunu böyle kolayca söyleyebiliyoruz ama gerçekte sistemi anlayıp , farkında ve bilinçli bir hayat sürdürmek beş duyumuzun ve duygularımızın etkileri ile o kadar basit olmamaktadır..

Sistemi anlamak ve okuyabilmek ancak ve ancak ön yargılardan ve kalıplardan kurtularak mümkün olmaktadır! Sistemde acıma olmadığından da, duygusallığa asla yer yoktur!

Sistemden bir haber bir birim için hayatın anlamı, duygusal, ruhsal, maddi her türlü konfor ve rahatlığı sağlayarak, bedensel bir mutluluk düşüncesidir..

Oysa sistemi anlayan bir kişi için hayatın anlamı deyince sorgulamak ve farkındalık en ön plandadır! Ben kimim?, sistemdeki yerim nedir? Sorularına cevap arayarak ve sonrasında da sisteme bilinçli katkıda bulunup, yani kulluğunu bilinçli olarak yerine getirmektir.. An içinde gördüğü her şeyden sorumlu olduğu bilinciyle kararlar almak, harekete geçmek, her açıdan yararlı, sorumlu ve şefkatli olmak, kulluğunun getirisi olan tüm özellikleri bu yolda en güzel şekilde kullanarak yaşamış olmak bunları birebir yaşarken şahitlik etmektir..

Çevremizle uğraşmayı bırakalım.. Kimseyi değiştirme gücüne sahip değiliz! Herkes sistemdeki rolünü oynamakta! Biz kendimize dönüp kendimizden başlamalıyız! Sistemdeki yerimizi anlamaya ve o doğrultuda güzel şeyler yapıp, yaşadığımız her anın, bize verilen tüm güzelliklerle birlikte tadını çıkartmalıyız..Hırs, ön yargı ve kalıplardan çıkıp , sevgi ve şefkat kanatlarını takarak güzelliklere doğru, sonsuz yaşantımıza doğru kanat çırpmalıyız. 

Allah bizleri de, güzel fiiller ortaya koyan, sisteme faydalı, sorumlu, şefkatli , fark yaratan, güzel değişimlere sebebiyet veren kullarından olmayı nasip etsin inşallah..

 

Sevgilerimle

A.Kemale Aladağ

Yorum Ekle veya Yorum Oku

Bumerang - Yazarkafe