Bağlantılı olmak ya da Olmamak İşte Bütün Mesele...

Geçen ayki yazımızda Jüpiter’in Akrep’teki seyahatine başladığını, bu burcun temalarını deneyimleyeceğimizi ve hangi evimizde yer alıyorsa o evle ilgili farkındalığımızın yükseleceğini söylemiştik.

Ekim ayının 19 ‘unda Terazi Burcu’nda bir yeniay oluştu. Bu yeniay ilişkiler anlamında bizi derinlemesine düşünmeye sevk etti. İlişkilerimizin görmekte zorlandığımız taraflarını anlayıp oralardan kaynaklanan sorunlara köklü çözümler bulmak, kalması gerekenle gitmesi gerekeni ayırt etmek ve sonuçlandırmak için gerekli olan cesarete sahip olduk. Üstelik sadece özel ilişkilerimizde değil çevremizdeki her tür kişisel olmayan ilişkilerimizi de kapsayacak şekilde deneyimledik bu etkiyi. Merkür hem yönettiği evler hem de haritadaki yerleşimi olarak oldukça aktif bir görünümdeydi. Bütün bu süreç yaşanırken günah keçisi durumuna düştük ve en hassas ve zayıf olduğumuz noktadan sınav verdik, kişisel hırslarımızsa hırslar, haklı olma ihtiyacımızsa haklılık iddiası, popüler olmaksa kötü şöhret, olduğumuzdan büyük görünmekse, küçülmek ve ün kaybı, uyum ihtiyacı ise denge ile ilgili problemler, sevilme ihtiyacı ise sevgi kaybı gibi. Sonra ayın 26’sında Jüpiter Güneş’ in kalbindeydi, an haritasına göre 5. evde, Merkür yine aktifti, Jüpiter’ in Akrep geçişiyle ilgili anlamamız gereken toplam mesajın özünü işte bugün hissetmiş, anlamış ya da bir olay ile bize anlatıldıysa konuyla ilgili sezgi geliştirmiş olabiliriz daha sonrasında çözmek adına. Benim anladığıma gelince samimiyetle itiraf etmeliyim ki hepimizin birbirimize görünmez değil görünür, hissedilmez değil kabak gibi iplerle bağlı olduğumuzu gördüm. Ya da bağlı değilsek, farkında değilsek toprağımızın, bu da olabilir her birimizin dersi farklı bu hayatta, sadece zihinsel düzeyde ilişkideysek herkesle, ki bu da bir bağlantı türüdür sevgi ve dürüstlük varsa, artık bunun böyle olamayacağını anlamamızın zamanının gelmiş olduğunu gördüm. İnsanoğlu olarak bulunduğumuz bu dünyada bizler biriz, bir olmalıyız ve o hep duyduğumuz frekansımızı yükseltelim, insanlığa hizmetimiz var falan laflarının asıl anlamını da anladım. Jüpiter Güneş kavuşum anı haritasındaki asteroidler de aynı şeyi anlatıyor. Koç noktasının aksında bulunan asteroidler hepimize insanlık kabilesinin evinden uzak gezginleri olarak çaresizce birbirimize bağlı hatta bağımlı olduğumuzu söylüyorlar. Yaralarımızı saracaksak ukalalık etmeyi, ayrı baş çekmeyi kesip işbirliği yaparak kardeşlerimizin dört bir yana dağılan parçalarını toplamamızı, kendimizi ayrı zannedip ayrı tutmaktan dolayı çocuklarımızın akıbetine ağlamaktan taş kesildiğimizi, sevgiyle eskiyi yıkıp yeniyi kurarsak beraberce şifalanacağımızı söylüyorlar. Ben sanırım mesajı doğru almışım 😊

4 Kasım da Boğa burcunun 12 derecesinde Poseidon ve Cupido etkisinde bir dolunay gerçekleşecek. Yukarda an haritasını görmektesiniz. Şimdi Venüs yeniaydaki Güneş Ay derecesine gelmiş durumda, hala aşil topuğumuzun etkisinde olacağız, gerçek gücümüzü deneyimleyeceğiz çevremizde başlayan eleme artık son noktasına doğru ilerliyor. Şiddetli, gürültücü, sarsıcı öfkeler deneyimleyebiliriz besleme görevini reddeden ya da sona erdirmek isteyen olabiliriz. Ya da belki de bunlara maruz kalan. Her ne koşulda olursa olsun geçmiş güzel günlere ya da aşklara fazlaca takılıp, kendimizi bilinçli şekilde kandırarak bazı derslerden ve sorumluluklardan kurtulmaya çalışmayalım. Yıldırım hızıyla başlayıp bitebilecek kadersel ve özel ilişkiler için fedakarca çabalama ve onları kurtarma şansımız olabilir, gerekli mi diye sorarsanız haritanızla ve ihtiyaçlarınızla bağlantılı olarak evet ya da hayır diyebiliriz. Tek söyleyebileceğim sürdürmek ve geliştirmek sizin elinizde. Bitirmek istediğiniz bir ilişkide kandırılıp, ikna edilip bir süre daha ilişkinin sürmesi için gözlerden gönüllerden uzak tutulabilirsiniz farkında olun, işin içinde çok yetenekli, kurnaz ve akıllı olduğu kadar da ukala kimseler olabilir. Her ne yaşarsak yaşayalım bu süreçte çok derin iç görü, bilgelik ve gerçek anlayış geliştirme fırsatı yakalayacağız.

Sevgiyle güzel bir Kasım ayı geçirmenizi dilerim,

Ülgen KARAARSLAN

ASA, ISAR CAP

Yorum Ekle veya Yorum Oku

Boğa Burcunda Yeniay

Artık yavaş yavaş ay düğümleri Başak -Balık aksından çıkarken Boğa Burcunda bir yeniay deneyimleyeceğiz. Yeniay enerjisine ilave olarak ay düğümlerinin burç değiştirmesi gibi yine radikal sayılabilecek bir yeni enerjiye de hazırlanıyoruz. Yeniaylar yeni bir soru sormak, yeni bir adım atmak ya da taze bir enerjiyi deneyimleme zamanlarıdır. Eğer istersek her ay yeniayla yeni bir duruma konsantre olabiliriz, tıpkı bir oyun gibi. Bu yeniayda konumuz “çok derin yakın ilişkiler, ortaklıklar yoluyla gelecek dönüşüm”. Kızmayın hemen “maşallah çok yeni bir konu oldu, Sayın Astroloji Uygulayıcısı ve değerli Köşe Yazarımız, hiç alakamız yoktu bu konuyla demeyin😊” çünkü konumuz gerçekten de bu. Yeniay haritasına baktığımızda, Ay- Güneş kavuşumunun 8. evde 6 derece Boğa Burcunda olduğunu görüyoruz. Boğa Burcunun 7. derecesinin Sabian Sembolü “Kuyu başına su çekmeye gelen Samiriyeli Kadın” dır. Burada anlatılan Hz. Isa ve Samiriyeli Kadın arasında gecen diyalogdur ve kurtuluş bilgisi içenin bir daha asla susamayacağı su şeklinde verilmiştir. Aynı şekilde Kevser suresinde de bu betimlemeyi görürüz "Biz sana hayr-ı kesir verdik, biz sana dünya ve ahiret hayrı verdik, biz sana bütün hayırları verdik." şeklinde anlatılır ve kurtuluş bilgisini sonsuza dek sürdürecek kişi olarak Hz. Fatma’ya gizlice gönderme yapar.

Dolunay haritasında DSC ile kavuşmuş Neptün’ü 7. ev girişinde görüyoruz, Venüs- Siron kavuşumunun yöneticisi durumunda ve aynı evde yerleşmişler. Venüs- Siron kavuşumu 7. evde içinde olmak zorunda olduğumuz ilişkilerimizin, ben olmakla biz olmanın terazinin iki kefesinde dengelenmesi zorunluluğunu anlatıyor. 7. ev toplumsal evlerin ilki ve egomuzun ayrıştırılamamasından otürü de en zorlayıcı olanlarından biridir. Çünkü “hadi oradan ben gidiyorum” deyip şapkanızı alıp çıktığınızda 7. evi gerçekleştirmiş değil 7. evde sınıfta kalmış olursunuz “biz” diye bir şey kalmamıştır sayenizde. Diğeri yine başrollerden biri olan 8. ev, öz değer duygumuzun karşısında bulunur ve insanlığın ortak değerleri, paylaşılan değerler alanıdır ki Yeniay iste tam burada Boğa Burcunda ( Boğa Burcu doğru uygulandığında öz değer, varlık sevgisi, basitçe ruhsal huzur ve mutluluğa ulaşmayı ifade eder) eğer almaya hazırsak, kendi sınırlı alanımızdan biraz olsun çıkıp insanlığın değerleri ile ilgili düşünmek ve bütünleşmek için deneyimler hazırlıyor.

İnsanın ölümlülüğünü, ölümden sonraki yaşamla ilgili merakını ve sezgisini, gerçeğin görünmez, ölçülemez boyutunu sezme ve bu şekilde ölümle başa çıkması deneyimini düşündürüyor. Su evlerinden olan 8. ev bize gerçeklik algımızı bedenimiz yoluyla fakat bedenin üstüne çıkmak suretiyle deneyimlemeyi öğretir. Bu yüzden ölüm, orgazm ve okültizmle bağdaştırılır.

Uranüs Merkür ile sekizinci evde kavuşuyor ve 4. evdeki Satürn’den üçgen açı alıyor, bu görünüm yine Yeniayın yaratacağı etkinin ilahi boyuttan gelen ilhamla kökten zihinsel dönüşüme neden olacağını Satürn’ün desteğiyle yeniden yapılanacağını gösteriyor. Ay düğümleri ile yaptığı açılanma bu düşünce stillerindeki değişimin ruhumuzun yolculuğuna hizmet ettiğini gösteriyor. Uranüs- Merkür kavuşumunun yöneticisi Mars 9. Evden İkizler Burcundan, özgür düşünce ve yüksek idealler ve fikirlerle bu oluşuma destek oluyor.

Uranyen prensipte haritamıza bakınca Venüs’ ün Koç Noktasında Cupido, Satürn ve Şironla kolkola durup, kollektifi (burada toplum, ulus, millet gibi derinden bağlı olduğumuz alt kimliklerimiz de düşünülmeli), ilişkilerde bireyselliği aşan, egoyu bulanıklaştıran ve yıkıcı bir patlayıcılıkla gelen bir idrak ile kadersel olarak inisiyatif almaya zorlayacağını görüyoruz. Kadın erkek ilişkileri, ve kurulu düzenlerimiz ile ilgili köklü değişimler ve bu yolla yaralanıp, şifa bulma, ya da bu dönüşüme mecbur kalıp edilgen kalıp değişimin kontrolümüz dışında, dışsal bir büyük güç tarafından zorlanarak gelişmesine izin vermek zorunda kalabileceğimizi gösteriyor. Bizim dışımızda oluşan bu değişimin egomuzu sarsması, çevremizdeki insanların değişmesi, farklı kişilerle yola devam etme, kabullenmek zorunda kalma gibi temalar gündemimizde olacaktır.

Her ne şekilde deneyimlenirse deneyimlensin, sevgi ve ışıkla dolsun Mayıs ayınız…

 

YORUM EKLE veya YORUM OKU

 

Bumerang - Yazarkafe